Yalçınkaya kararında AİHM, ulusal mahkemelerin ByLock deliline yaklaşımını 'gerekçeli karar hakkı' açısından nasıl eleştirmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #52288

AİHM, Yalçınkaya kararında ulusal mahkemelerin ByLock deliline ilişkin kararlarını, AİHS m.6 kapsamındaki 'gerekçeli karar hakkı' açısından da yetersiz bulmuştur. Mahkemenin bu konudaki temel eleştirileri şunlardır: 1) Savunma Argümanlarına Cevap Vermeme: Başvuranın, ByLock verilerinin hukuka uygunluğu, güvenilirliği ve bütünlüğüne ilişkin somut ve ısrarlı itirazlarına (örneğin, verilerin CMK m.134'e göre toplanmadığı, ham verilerin paylaşılmadığı, MİT raporlarının sorgulanamadığı iddiaları) ulusal mahkemeler tarafından yeterli ve anlamlı cevaplar verilmemiştir (§ 334, § 341). 2) Genel ve Kalıp Gerekçeler: Mahkemeler, başvurana özgü durumu analiz etmek yerine, Yargıtay'ın genel kabulüne veya MİT'in yargılama dışı tespitlerine atıf yaparak kalıp gerekçelerle karar vermişlerdir. Başvuranın özel durumunu ve delillerini ele alan, davaya özgü bir gerekçe oluşturulmamıştır. 3) Savunmaya Duyarsızlık: AİHM, ulusal mahkemelerin başvuranın özel ve ilgili istek ve itirazlarına yanıt vermemesinin, 'savunmaya duyarsız kalması' ve başvuranın 'gerçekten dinlenmediği' konusunda haklı bir kuşku yarattığını belirtmiştir (§ 341). Bu durum, adaletin sadece şeklen değil, özünde de yerine getirildiği hissini ortadan kaldırmakta ve yargılamanın adilliğine gölge düşürmektedir. Bu nedenlerle AİHM, gerekçeli karar hakkının da ihlal edildiği sonucuna ulaşmıştır. (Kaynak: zulkufarslan.av.tr/sami-selcuk-aihm-yalcinkaya-karari/)