Montesquieu'nün yönetim biçimlerine göre yargıcın rolüne ilişkin analizi, 'kanunilik ilkesi' açısından nasıl bir gelişim göstermiştir? Cumhuriyet yönetimlerinde yargıcın yorum yetkisinin sınırları nasıl çizilmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #52287

Prof. Dr. Sami Selçuk'un makalesinde aktardığı üzere Montesquieu, yargıcın rolünü yönetim biçimlerine göre farklılaştırmıştır: 1) Despotik (Zorba) Yönetimler: Yasa olmadığından, yargıçlar tamamen başına buyruk karar verirler. 2) Monarşik Yönetimler: Yasa varsa ve açıksa yargıç ona uyar; yasa açık değilse, yasanın 'özüne (ruhuna)' göre karar verir, yani yorum yetkisi vardır. 3) Cumhuriyet Yönetimleri: Yargıçlar, yasaların metinleriyle sıkı sıkıya bağlıdır ve yorum yetkileri yoktur. Onlar sadece 'yasaların sözcüklerini yineleyen birer ağızdan başka bir şey değildirler'. Bu anlayış, 'yorum erki, yasayı yapan erke aittir' kuralına dayanır ve 'yasama yorumu' kurumunun temelini oluşturur. Bu katı yaklaşım, Fransız Devrimi sonrası dönemde ve bir süre Türkiye'de de etkili olmuştur. Bu tarihsel gelişim, 'kanunilik ilkesi'nin en katı yorumunu temsil eder. Günümüzde ise ceza hukukunda yasaları yorumlama tekelinin yargıca ait olduğu kabul edilmekle birlikte, bu yetki sınırsız değildir. Yargıç, yorum yaparken kanunilik ilkesinin ruhuna, özellikle de kıyas yasağına ve belirlilik ilkesine sıkı sıkıya bağlı kalmak zorundadır. Yani modern cumhuriyetlerde yargıcın yorum yetkisi vardır, ancak bu yetki kanunun lafzı ve amacı ile sınırlıdır ve asla yeni bir suç yaratma veya mevcut suçu genişletme şeklinde olamaz. (Kaynak: zulkufarslan.av.tr/sami-selcuk-aihm-yalcinkaya-karari/)