Avrupa Adalet Divanı'nın 'Costa v. Enel' davasında geliştirdiği 'AB hukukunun üstünlüğü' (supremacy) ilkesi nedir ve Divan bu ilkeyi hangi gerekçelere dayandırmıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #52276

'AB hukukunun üstünlüğü' ilkesi, AB hukuku ile üye devletlerin ulusal hukukları arasında bir çelişki olması durumunda, AB hukukunun öncelikli ve üstün olacağını ifade eder. Bu ilke, antlaşmalarda açıkça yazılı olmamasına rağmen, Avrupa Adalet Divanı (ECJ) tarafından 1964 tarihli ünlü Costa v. Enel davasında geliştirilmiştir. Divan, bu ilkeyi şu temel gerekçelere dayandırmıştır: 1) Özgün Hukuk Düzeni: Üye devletler, egemenlik haklarını sınırlayarak kendilerinin ve vatandaşlarının taraf olduğu, kendine özgü bir hukuk düzeni yaratmışlardır. Bu hukuk düzeni, üye devletlerin iç hukuk sistemlerinin ayrılmaz bir parçasıdır. 2) Tek Taraflı Çelişki Yasağı: Üye devletlerin, karşılıklılık esasına göre kabul ettikleri bir hukuk sistemine aykırı olan tek taraflı ve sonraki tarihli bir yasal düzenlemeye öncelik vermesi, Antlaşma'nın ruhuna ve amacına aykırıdır. Aksi takdirde, AB hukukunun bağlayıcılığı koşullu hale gelir ve etkinliği ortadan kalkar. 3) Antlaşma Hedeflerinin Tehlikeye Girmesi: AB hukukunun uygulanması, sonraki tarihli ulusal yasalara tabi olarak bir devletten diğerine farklılık gösterirse, Antlaşma'nın hedeflerine (örneğin ortak pazarın kurulması) ulaşmak tehlikeye girer. 4) TFEU Madde 288'in Etkinliği: Tüzüklerin (regulations) tüm üye devletlerde doğrudan uygulanabilir ve bağlayıcı olmasını öngören bu madde, bir üye devletin sonradan çıkaracağı bir yasayla etkisiz hale getirilebilirse anlamsız kalır. Bu gerekçelerle ECJ, AB hukukunun, kaynağı ne olursa olsun (Anayasa dahil) ulusal hukuk kurallarına karşı üstün olduğunu kabul etmiştir. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/the-impact-of-the-preliminary-ruling-to-the-sources-of-the-ruropean-internal-market-law)