6100 sayılı HMK'da Yargıtay'ın bozma kararından sonra ıslah yapılıp yapılamayacağı hususunda zaman içinde nasıl bir değişim yaşanmıştır? 04.02.1948 tarihli İBK, 06.05.2016 tarihli İBK ve 7251 sayılı Kanunla HMK m.177'ye eklenen fıkrayı dikkate alarak açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #52261

Bozma sonrası ıslah meselesi, içtihat ve kanun değişikliği ile önemli bir dönüşüm geçirmiştir. 1) 04.02.1948 tarihli ve 1944/10 E., 1948/3 K. sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı (İBK): Bu karar, usul ekonomisi ve kazanılmış hakların korunması gerekçeleriyle, Yargıtay'ca bir hüküm bozulduktan sonra ıslah yoluna başvurulamayacağı yönünde bir içtihat oluşturmuştur. Bu kural uzun yıllar boyunca katı bir şekilde uygulanmıştır. 2) 06.05.2016 tarihli ve 2015/1 E., 2016/1 K. sayılı İBK: 6100 sayılı HMK'nın yürürlüğe girmesiyle, HMK m.177/1'in 'ıslah, tahkikat sona erinceye kadar yapılabilir' hükmünün bozma sonrası ıslah yasağını ortadan kaldırıp kaldırmadığı tartışılmıştır. Ancak bu İBK, 1948 tarihli kararın halen geçerli olduğunu ve bozmadan sonra ıslah yasağının devam ettiğini teyit etmiştir. 3) 7251 sayılı Kanun ile HMK m.177'ye eklenen fıkra (28.07.2020): Kanun koyucu, bu tartışmalara son vermek amacıyla HMK m.177'ye ikinci bir fıkra eklemiştir. Bu fıkra, 'Yargıtayın bozma kararından veya bölge adliye mahkemesinin kaldırma kararından sonra dosya ilk derece mahkemesine gönderildiğinde, ilk derece mahkemesinin tahkikata ilişkin bir işlem yapması hâlinde tahkikat sona erinceye kadar da ıslah yapılabilir.' hükmünü getirmiştir. Böylece, bozmadan sonra ıslah yasağı kuralı, ilk derece mahkemesinin yeniden tahkikata girişmesi şartına bağlı olarak ortadan kaldırılmıştır. Ancak bu yeni kural, HMK m.448 uyarınca 'tamamlanmış usul işlemlerini etkilememek kaydıyla derhal uygulanır' ilkesi gereği, 28.07.2020'den önce yapılmış ıslah taleplerine uygulanamaz. (Kaynak: zulkufarslan.av.tr/belirsiz-alacak-veya-kismi-dava/)