Makalede yer alan 'Salıncak Kazası' örneğinde, salıncağı sallayan kişinin ceza sorumluluğunun 'bilinçli taksirle yaralama' olarak değerlendirilmesine yol açan temel olgusal unsurlar nelerdir? Hangi durumda sorumluluğun 'olası kastla yaralama' olarak kabul edilebileceğini tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #52258

Salıncak kazası örneğinde, failin sorumluluğunun 'bilinçli taksirle yaralama' (TCK m.89, 22/3) olarak değerlendirilmesine yol açan temel unsurlar şunlardır: 1) Öngörme: Uçurum kenarında, yeterli güvenlik önlemi (emniyet kemeri vb.) olmayan bir salıncağı kuvvetlice sallamanın yaralanma neticesini doğurabileceği öngörülebilir bir risktir. Failin salıncağın yalpalamasını görmesine rağmen sallamaya devam etmesi, bu riski somut olarak öngördüğünü gösterir. 2) Neticenin Gerçekleşmeyeceğine Güven: Failin, salıncağın altındaki platform gibi mevcut (yetersiz de olsa) güvenlik tertibatına güvenerek veya neticenin gerçekleşmeyeceğine dair bir inançla hareket ettiği kabul edilebilir. 3) Neticeyi İstememe ve Kurtarma Çabası: Görüntülerde, kazanın hemen ardından failin düşenleri kurtarmak için o yöne hareket etmesi, neticenin gerçekleşmesine kayıtsız kalmadığını ve aslında bu neticeyi istemediğini gösteren en önemli karinedir. Bu durum, 'olursa olsun' mantığından uzaklaştığı için olası kastı dışlar. Sorumluluğun 'olası kastla yaralama' (TCK m.86, 21/2) olarak kabul edilebileceği durum ise, failin neticenin gerçekleşmesine tamamen kayıtsız kaldığı bir senaryo olurdu. Örneğin, uçurum kenarında hiçbir koruyucu platform veya tedbir olmasaydı ve fail buna rağmen sallama eylemini gerçekleştirseydi, neticenin gerçekleşmemesinin tamamen şansa bağlı olduğu bu durumda, failin yaralanma neticesini kabullendiği ('olursa olsun' dediği) ve olası kastla hareket ettiği sonucuna varılabilirdi. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/iki-ornek-olay-dogrultusunda-olasi-kast-bilincli-taksir-degerlendirilmesi)