Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 24.03.2015 tarihli kararına göre, şüpheli/sanık ile mağdurun cep telefonlarının aynı baz istasyonundan sinyal vermesi, tek başına mahkumiyet için neden yeterli bir delil olarak kabul edilmemektedir? Kararın bu sonuca ulaşmasındaki temel mantığı açıklayınız.
YCGK'nın 24.03.2015 tarihli, 2013/5-247 E. ve 2015/60 K. sayılı kararına göre, HTS baz sinyal bilgilerinin aynı yerden sinyal vermesi tek başına mahkumiyet için yeterli değildir. Bunun temel nedenleri şunlardır: 1) Teknik Olarak Kapsama Alanının Genişliği: Baz istasyonları geniş bir coğrafi alanı kapsar. Özellikle İstanbul, Ankara gibi büyükşehirlerde ve nüfusun yoğun olduğu bölgelerde, binlerce kişinin cep telefonu aynı anda aynı baz istasyonundan sinyal alabilir. Bu durum, kişilerin bir araya geldikleri veya birlikte hareket ettikleri anlamına gelmez; sadece aynı kapsama alanı içinde bulunduklarını gösterir. 2) Şüpheden Sanık Yararlanır (In Dubio Pro Reo) İlkesi: Ceza mahkumiyeti, ihtimallere değil, her türlü şüpheden uzak, kesin ve açık bir ispata dayanmalıdır. HTS verilerinin aynı baz istasyonunu göstermesi, sanığın suçu işlediğine dair kesin bir kanıt sunmaz, sadece bir ihtimali veya olasılığı ortaya koyar. Yüksek de olsa bir ihtimale dayanılarak mahkumiyet hükmü kurulması, ceza muhakemesinin temel amacı olan maddi gerçeğe ulaşmaya aykırıdır. Karar, bu tür bir delilin ancak diğer somut ve kesin delillerle desteklendiğinde bir anlam ifade edebileceğini, tek başına ise mahkumiyete dayanak yapılamayacağını vurgulamaktadır. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/hts-baz-sinyal-bilgilerinin-ayni-yerde-cekmesinin-delil-niteligi)