AİHM Yalçınkaya Kararı'na göre, ByLock verilerinin MİT tarafından toplandığı dönem ile adli makamlara teslim edildiği dönem arasında, verilerin güvenilirliğini ve bütünlüğünü sağlayacak 'özel güvencelerin' olmaması, adil yargılanma hakkını nasıl etkilemiştir?
AİHM'e göre, bu 'özel güvencelerin' olmaması, AİHS m. 6 (adil yargılanma hakkı) açısından ciddi bir sorun teşkil etmiş ve delilin güvenilirliği (reliability) konusunda 'ilk bakışta şüphe' (prima facie doubt) uyandırmıştır. Bu durum, adil yargılanma hakkını şu şekilde etkilemiştir: 1) **Delilin Güvenilirliğinin Sorgulanır Hale Gelmesi:** Bir dijital delilin ceza yargılamasında kullanılabilmesi için, delilin kaynağından (sunucudan) alınıp mahkemeye sunuluncaya kadar geçen süreçte değiştirilmediğinden, bozulmadığından veya üzerinde oynama yapılmadığından (veri bütünlüğü - data integrity) emin olunması gerekir. Bu, genellikle 'hash' değerleri alınarak, delilin adli kopyasının oluşturulması ve bu sürecin bir 'delil saklama zinciri' (chain of custody) tutanağı ile belgelendirilmesi gibi adli bilişim usulleriyle sağlanır. 2) **Savunma Hakkının Kısıtlanması:** ByLock verileri, MİT tarafından toplandıktan sonra aylarca adli makamlara sunulmadan tutulmuştur. Bu süreçte verilere kimin, nasıl eriştiği, verilerin nasıl muhafaza edildiği ve bütünlüğünün nasıl korunduğuna dair hiçbir şeffaf ve denetlenebilir mekanizma veya belge (güvence) yoktur. Bu durum, savunma tarafının, 'bu veriler orijinal veriler mi, üzerinde bir değişiklik yapılmış olabilir mi, eksik veri var mı?' gibi temel ve meşru soruları sormasına neden olmuştur. 3) **Mahkemelerin Denetim Yükümlülüğü:** AİHM, delilin güvenilirliğine ilişkin bu ciddi şüpheler karşısında, ulusal mahkemelerin bu konuyu daha titiz bir şekilde araştırması, MİT'in veya Hükümetin bu şüpheleri giderecek somut kanıtlar sunmasını sağlaması gerektiğini, ancak mahkemelerin bu denetim görevini yerine getirmediğini belirtmiştir. Sonuç olarak, delilin elde edilmesi ve muhafaza edilmesindeki bu güvence eksikliği, delilin kendisini 'şüpheli' hale getirmiş ve bu şüpheli delile dayanılarak kurulan mahkumiyetin adil bir yargılamanın ürünü olamayacağı sonucuna varılmıştır. (Kaynak: zulkufarslan.av.tr/sami-selcuk-aihm-yalcinkaya-karari/)