5237 sayılı TCK m.21'e göre kastın unsurları 'bilme' ve 'isteme'dir. Makalede tartışılan 'olası kast'ta bu unsurlar nasıl bir görünüm alır? Failin neticeyi 'istemediği' halde olası kasttan sorumlu tutulması, kastın 'isteme' unsuru ile nasıl bağdaştırılır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #52234

Olası kastta, TCK m.21'deki 'bilme' ve 'isteme' unsurları, doğrudan kasta göre farklı bir görünüm alır: 1) **Bilme Unsuru:** Olası kastta fail, eyleminin suçun kanuni tanımındaki neticeyi doğurabileceğini kesin olarak bilmez, ancak bunun 'mümkün' veya 'muhtemel' olduğunu öngörür. Bilme, bir kesinlik değil, bir olasılık bilgisi düzeyindedir. 2) **İsteme Unsuru:** Olası kastın en tartışmalı yönü 'isteme' unsurudur. Fail, neticenin gerçekleşmesini doğrudan arzu etmez veya hedeflemez. Yani, 'keşke bu netice olsa' demez. Ancak, asıl amacına ulaşmak için yaptığı eylemin bir yan sonucu olarak bu neticenin ortaya çıkabileceğini öngörmesine rağmen, bu olası neticeyi umursamaz, kayıtsız kalır ve eylemini yapmaktan vazgeçmez. Hukuk doktrini, failin bu 'kayıtsız kalma' veya 'göze alma' tutumunu, iradi bir kabullenme olarak yorumlar ve bunu 'isteme' unsurunun gerçekleşmesi için yeterli sayar. Yani, 'neticenin gerçekleşmemesini özellikle istememek', hukuken 'neticenin gerçekleşmesini istemek' ile eşdeğer tutulur. Fail, 'olursa olsun' diyerek, neticenin gerçekleşmesi riskini satın almıştır ve bu iradi bir tercihtir. Bu yorum, kastın 'isteme' unsurunu, neticeyi 'kabullenme' veya 'göze alma' şeklinde genişleterek, olası kastın sorumluluk alanını belirler. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/iki-ornek-olay-dogrultusunda-olasi-kast-bilincli-taksir-degerlendirilmesi)