Bir kiracının, kira sözleşmesiyle aynı tarihte veya daha önce verdiği tahliye taahhütnamesinin geçersiz sayılmasının temel hukuki gerekçesi nedir? Bu kural, TBK'daki 'irade serbestisi' ilkesiyle nasıl bir denge kurmaktadır?
Kira sözleşmesiyle aynı tarihte veya daha önce alınan tahliye taahhütnamelerinin geçersiz sayılmasının temel hukuki gerekçesi, bu durumda kiracının **iradesinin serbest olmadığının** ve bir **baskı altında** olduğunun karine olarak kabul edilmesidir. Bu kuralın arkasındaki mantık şudur: Konut ve çatılı işyeri kiraları, sosyal niteliği ağır basan ve genellikle kiracının daha zayıf konumda olduğu sözleşmelerdir. Kiraya veren, konut ihtiyacı içinde olan kiracının bu zor durumundan faydalanarak, kira sözleşmesini imzalama şartı olarak ona aynı anda bir tahliye taahhütnamesi imzalatabilir. Kiracı, evi kiralayabilmek için bu dayatmayı kabul etmek zorunda kalabilir. Bu durumda, kiracının taahhütnameyi imzalama iradesi, özgür ve pazarlık gücüne dayalı bir irade değil, bir zorunluluktan kaynaklanan, sakatlanmış bir iradedir. Bu kural, TBK'daki genel 'irade serbestisi' ilkesi ile kiracıyı korumaya yönelik sosyal hukuk devleti ilkesi arasında bir denge kurmaktadır. Kanun koyucu ve Yargıtay, sözleşme serbestisinin mutlak olmadığını, taraflardan birinin (kiracının) müzakere gücünün önemli ölçüde zayıf olduğu durumlarda, bu serbestinin kötüye kullanılmasını önlemek ve zayıf olan tarafı korumak gerektiğini kabul etmiştir. Tahliye taahhüdünün ancak kiralanan teslim edildikten, yani kiracı bir güvenceye kavuştuktan sonra, serbest iradesiyle verilmesi halinde geçerli sayılması, bu dengenin bir sonucudur. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/tahliye-taahhutnamesi/)