İmar Kanunu m.32 ve 42, ruhsatsız veya ruhsata aykırı yapılaşma için idari yaptırımlar öngörürken, TCK m.184 'imar kirliliğine neden olma' suçunu düzenlemektedir. TCK m.184'ün uygulanma alanı İmar Kanunu'ndan hangi yönüyle ayrılır? Her ruhsatsız yapı TCK m.184 kapsamında suç teşkil eder mi?
Hayır, her ruhsatsız yapı TCK m.184 kapsamında suç teşkil etmez. TCK m.184'ün uygulama alanı, İmar Kanunu'ndaki genel düzenlemeden daha dardır ve belirli coğrafi alanlarla sınırlandırılmıştır. TCK m.184/4, bu durumu 'bu madde hükümleri ancak **belediye sınırları içinde veya özel imar rejimine tabi yerlerde** uygulanır' diyerek açıkça belirtmiştir. Bu iki kanun arasındaki temel fark şudur: - **İmar Kanunu (m.32, 42):** Türkiye'nin her yerinde (belediye ve mücavir alan sınırları içinde, köylerde, özel kanunlara tabi alanlarda vb.) yapılan tüm ruhsatsız ve ruhsata aykırı yapılar için geçerli olan genel idari yaptırımları (yıkım, para cezası) düzenler. - **TCK m.184:** Sadece ve sadece **belediye sınırları içindeki** veya **özel imar rejimine tabi yerlerdeki** (örneğin, Boğaziçi, turizm alanları, organize sanayi bölgeleri gibi özel kanunlarla imar yetkisi düzenlenmiş alanlar) ruhsatsız veya ruhsata aykırı yapıları suç olarak tanımlar. Dolayısıyla, belediye sınırları ve özel imar rejimine tabi yerler dışında kalan bir yerde, örneğin bir köyün yerleşik alanı dışında, ruhsatsız bir yapı inşa etmek, İmar Kanunu'na göre idari yaptırım (yıkım, para cezası) gerektirir, ancak TCK m.184 kapsamında bir suç oluşturmaz ve bu fiil için kişiye hapis cezası verilemez. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/kacak-yapi-cezasi-ihbar-sikayet/)