Prof. Dr. Sami Selçuk, AİHM Yalçınkaya Kararı analizinde Beccaria'nın ceza adalet sistemine ilişkin üç temel ilkesini vurgulamıştır. Bu ilkeler, günümüz ceza hukukunun hangi temel sacayaklarına karşılık gelmektedir?
Prof. Dr. Sami Selçuk'un Beccaria'dan aktardığı üç temel ilke, günümüz ceza adalet sisteminin üç temel sacayağına veya alt sistemine karşılık gelmektedir: 1) **Yasak olan eylemi tanımlamak:** Bu ilke, modern ceza hukukunun **Maddi Ceza Hukuku (Genel ve Özel Hükümler)** alanına karşılık gelir. Maddi ceza hukuku, hangi eylemlerin suç olduğunu (tipiklik), bu suçların hangi koşullar altında işleneceğini (manevi unsur, hukuka aykırılık, kusurluluk) ve bu suçların unsurlarını tanımlar. 2) **Cezayı belirlemek:** Bu ilke, yine **Maddi Ceza Hukuku**'nun bir parçası olan **yaptırım teorisi**ne karşılık gelir. Yaptırım teorisi, suç olarak tanımlanan eylemlere ne tür cezalar (hapis, adli para cezası) ve güvenlik tedbirleri uygulanacağını, bunların nasıl belirleneceğini ve bireyselleştirileceğini düzenler. 3) **Yargılamanın nasıl yürütüleceğini yasal kurallara bağlamak:** Bu ilke ise, modern hukuk sistemindeki **Ceza Muhakemesi Hukuku**'na karşılık gelir. Ceza muhakemesi hukuku, bir suç şüphesiyle başlayan sürecin (soruşturma, kovuşturma), hükmün kesinleşmesine kadar hangi usul ve kurallara göre yürütüleceğini, tarafların hak ve yükümlülüklerini ve delillerin nasıl toplanıp değerlendirileceğini düzenler. Dolayısıyla Beccaria, bu üç ilkeyle, ceza adalet sisteminin birbirinden ayrılmaz üç temel bileşenini (Maddi Hukuk, Yaptırım Hukuku ve Usul Hukuku) daha 18. yüzyılda öngörmüş ve kanunilik ilkesinin bu üç alanı da kapsaması gerektiğini vurgulamıştır. (Kaynak: zulkufarslan.av.tr/sami-selcuk-aihm-yalcinkaya-karari/)