775 sayılı Kanun m. 37'de, kanuna aykırı olarak kamu arazileri üzerine izinsiz yapı yapanlar, yaptıranlar ve bu yapıları devredenlerle birlikte 'bilerek devir ve satın alanlar'ın da cezalandırılacağı belirtilmiştir. 'Bilerek' ifadesi, bu suçun manevi unsuru açısından ne anlama gelmektedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #52214

'Bilerek' ifadesi, bu suçun manevi unsuru açısından, fiilin ancak 'doğrudan kast' ile işlenebileceğini ifade etmektedir. TCK m. 21/1'e göre kast, suçun kanuni tanımındaki unsurların 'bilerek ve istenerek' gerçekleştirilmesidir. 775 sayılı Kanun m. 37'deki bu düzenlemede, kanun koyucu, yapıyı devir ve satın alan kişinin cezai sorumluluğunu, bu işlemi 'bilerek' yapması şartına bağlamıştır. Bu, devralan veya satın alan kişinin, o yapının kamu arazisi üzerine izinsiz olarak yapılmış bir gecekondu olduğunu **bildiği halde** bu hukuki işlemi gerçekleştirmesi gerektiği anlamına gelir. Eğer kişi, yapının hukuki durumunu bilmiyorsa, yani yapının tapulu ve ruhsatlı bir yapı olduğu zannıyla iyi niyetle hareket etmişse, suçun manevi unsuru olan 'bilme' unsuru gerçekleşmeyeceğinden cezai sorumluluğu doğmaz. Savcılık, bu suçu isnat ettiğinde, kişinin bu durumu 'bildiğini' de ispatlamakla yükümlüdür. Olası kast (öngörebileceği halde...) bu suçun oluşumu için yeterli değildir; kanun açıkça 'bilme'yi, yani doğrudan kastı aramıştır. (Kaynak: www.zulkufarslan.av.tr/775-sayili-gecekondu-kanunu/)