5237 sayılı TCK'nın 249. maddesinde düzenlenen 'zimmet suçunda değer azlığı' hükmünün, TCK m. 248'deki 'etkin pişmanlık' hükmüyle birlikte uygulanması mümkün müdür? Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin 2014/4052 K. sayılı kararında bu konuda nasıl bir değerlendirme yapılmıştır?
Evet, koşulları varsa her iki hükmün de aynı olayda birlikte uygulanması mümkündür. TCK m. 249'daki 'değer azlığı', suçun konusunu oluşturan malın değerinin pek az olması halinde uygulanan bir indirim nedenidir. TCK m. 248'deki 'etkin pişmanlık' ise, failin suçu işledikten sonra zararı gidermesi halinde uygulanan bir indirim nedenidir. Bu iki kurum farklı hukuki niteliklere sahiptir ve birbirini dışlamaz. Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin 2014/4052 K. sayılı kararında, mahkemenin hem değer azlığı hem de etkin pişmanlık hükümlerini uygulaması gerekirken uygulamadığı için bozma kararı verdiği görülmektedir. Kararda, 'zimmet miktarını belirlemek için yargılama sırasında bir değer tespiti yapılmadığı... miktarın suç tarihleri itibariyle... değer azlığı sınırları içerisinde bulunduğu ve sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 249. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi' bir bozma nedeni olarak sayılmıştır. Aynı kararda, sanığın zimmet miktarını soruşturma başlamadan önce ödediği halde, mahkemenin daha az indirim öngören TCK m. 248/2'yi uygulamasının da (248/1 yerine) bir başka bozma nedeni olduğu belirtilmiştir. Bu durum, eğer zimmetin konusu olan malın değeri az ise, mahkemenin TCK m. 249'a göre indirim yapması, ardından eğer fail zararı da gidermişse, bu indirilmiş ceza üzerinden ayrıca TCK m. 248'deki etkin pişmanlık indirimini de uygulaması gerektiğini göstermektedir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/cmk-madde-158-ihbar-ve-sikayet.html)