Yüksel Yalçınkaya Kararı'nın AİHS m. 41 (Adil Tazmin) kapsamında manevi tazminata ilişkin yaklaşımı ne olmuştur? AİHM, tespit ettiği ihlaller için neden başvurana ayrıca bir manevi tazminat ödenmesine karar vermemiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #52187

AİHM, Yalçınkaya kararında AİHS m. 6 (adil yargılanma) ve m. 7 (kanunsuz ceza olmaz) ve m. 11 (örgütlenme özgürlüğü) haklarının ihlal edildiğini tespit etmesine rağmen, başvurana ayrıca bir manevi tazminat ödenmesine hükmetmemiştir. Bunun temel nedeni, AİHM'in yerleşik içtihadına göre, belirli durumlarda en uygun telafi yönteminin (just satisfaction) parasal bir tazminat değil, ihlalin sonuçlarını ortadan kaldıracak başka bir yol olmasıdır. AİHM'e göre, bu davada en uygun telafi biçimi, **yargılamanın yenilenmesidir**. Mahkeme, Türk hukukunda CMK m. 311/1(f) uyarınca, AİHM'in kesinleşmiş ihlal kararı üzerine yargılamanın yenilenmesinin istenebileceğini ve bu imkanın varlığını dikkate almıştır. Başvuranın, bu yola başvurarak, AİHS standartlarına uygun bir şekilde yeniden yargılanma ve muhtemelen beraat etme imkanı bulunmaktadır. AİHM, adil bir şekilde yeniden yargılanma imkanının, başvurucunun uğradığı manevi zararı telafi etmek için en uygun ve yeterli yol olduğu kanaatine varmıştır. Bu nedenle, 'ihlal belirlenmesinin, başvuranın uğradığı manevi zarar için tek başına yeterli ve adil bir tazmin biçimi oluşturduğuna' karar vererek, ayrıca bir manevi tazminat talebini reddetmiştir. Ancak, yargılama giderleri olarak 15.000 Avro ödenmesine hükmetmiştir. (Kaynak: zulkufarslan.av.tr/sami-selcuk-aihm-yalcinkaya-karari/)