5199 sayılı Kanun'un 28/A maddesi uyarınca hayvanlara karşı işlenen suçlarda soruşturmanın Bakanlık başvurusuna bağlanmasının, 'kamu davasının mecburiliği' (CMK m.170) ilkesi açısından yarattığı istisnai durumu açıklayınız.
Ceza Muhakemesi Hukukumuza hakim olan temel ilke, 'kamu davasının mecburiliği' veya 'yasallık' ilkesidir (CMK m.170/2). Bu ilkeye göre, bir suçun işlendiğine dair yeterli şüphe oluşturan delil elde edildiğinde, Cumhuriyet savcısı kamu davasını açmak zorundadır; bu konuda bir takdir yetkisi yoktur. Ancak kanunlar, bu ilkeye çeşitli istisnalar getirebilir. Şikayet, izin, talep gibi 'muhakeme şartları' bu istisnaların en bilinenleridir. 5199 sayılı Kanun m. 28/A-8'de düzenlenen, soruşturmanın Tarım ve Orman Bakanlığı'nın il veya ilçe müdürlüklerinin yazılı başvurusuna bağlanması da, kamu davasının mecburiliği ilkesine getirilmiş bir istisnadır. Bu bir 'başvuru' şartıdır. Buna göre, Cumhuriyet savcısı, bir hayvana işkence edildiğine veya tecavüz edildiğine dair yeterli şüpheye ulaşsa bile, eğer ortada bir suçüstü hali yoksa veya (sahipli hayvansa) sahibinin şikayeti yoksa, Bakanlık'tan bu yönde bir yazılı başvuru gelmeden re'sen soruşturma başlatamaz ve kamu davası açamaz. Bakanlığın başvurusu, soruşturmanın başlayabilmesi için bir 'olmazsa olmaz koşul' haline getirilmiştir. Bu düzenleme, savcının dava açma tekelini ve mecburiyetini, belirli bir idari makamın iradesine bağlayarak, yasallık ilkesine önemli bir istisna oluşturmaktadır. (Kaynak: www.zulkufarslan.av.tr/5199-sayili-hayvanlari-koruma-kanunu/)