Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2021/192 E., 2023/157 K. sayılı kararında, ilk derece mahkemesi kararının Yargıtay tarafından bozulmasından sonra, davacının 16.01.2018 tarihinde harçlandırdığı ıslah dilekçesi neden geçersiz sayılmıştır? Bu durum, 06.05.2016 tarihli İçtihadı Birleştirme Kararı ile nasıl ilişkilidir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #52179

Davacının 16.01.2018'de harçlandırdığı ıslah dilekçesi, Yargıtay'ın 06.05.2016 tarihli ve 2015/1 E., 2016/1 K. sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı (İBK) nedeniyle geçersiz sayılmıştır. Bu İBK, HMK döneminde de 'bozmadan sonra ıslah yapılamayacağı' yönündeki eski kuralın devam ettiğini teyit etmiştir. İBK'lar, kanunlar gibi Yargıtay dairelerini ve alt derece mahkemelerini bağlayıcı niteliktedir. Somut olayda süreç şu şekilde işlemiştir: 1) İlk derece mahkemesi ilk kararını vermiştir. 2) Bu karar Yargıtay tarafından 05.02.2015'te bozulmuştur. 3) Mahkeme bozma kararına uyarak yeniden yargılama yapmaya başlamıştır. 4) Davacı, bu bozma sonrası yargılama sırasında, 2018 yılında ıslah dilekçesi vermiştir. Davacının ıslah dilekçesini verdiği 2018 tarihi, 2016 tarihli İBK'nın yürürlükte olduğu bir döneme denk gelmektedir. Bu İBK'ya göre, Yargıtay tarafından bir hüküm bozulduktan sonra, tahkikat aşaması bitmiş sayıldığından, artık ıslah yoluna başvurulamaz. İlk derece mahkemesinin, bağlayıcı nitelikteki bu İBK'ya aykırı olarak, bozmadan sonra sunulan ıslah dilekçesini geçerli kabul edip buna göre hüküm kurması, usul hukukunun temel bir kuralının ihlali olarak görülmüştür. Bu nedenle Yargıtay, ıslahın yapılmamış sayılarak karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle direnme kararını da bozmuştur. (Kaynak: www.zulkufarslan.av.tr/belirsiz-alacak-veya-kismi-dava/)