CMK m.102'de düzenlenen azami tutukluluk süreleri ile AİHS m.5/3'te güvence altına alınan 'makul sürede yargılanma veya serbest bırakılma' hakkı arasındaki ilişki nedir? Bir tutukluluk süresi, CMK m.102'deki azami süreyi aşmamasına rağmen, AİHS m.5/3 açısından 'makul olmayan' (aşırı uzun) kabul edilebilir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #52173

Evet, kabul edilebilir. Bu iki norm arasında birbiriyle ilişkili ama farklı standartlar bulunmaktadır. - **CMK m.102 (Azami Süre):** Türk iç hukukunda tutukluluğun devam edebileceği en üst, mutlak ve objektif sınırı belirler. Bu süreler aşıldığında, tutukluluğun gerekçeleri ne kadar güçlü olursa olsun, kişi derhal serbest bırakılmalıdır. Bu, kanuni bir üst limittir. - **AİHS m.5/3 (Makul Süre):** Bu hüküm, mutlak bir süre sınırı koymaz. Bunun yerine, her davanın kendi somut koşulları içinde, tutukluluğun 'makul' bir süreyi aşıp aşmadığının değerlendirilmesini gerektirir. AİHM, bu değerlendirmeyi yaparken, suçun ağırlığı, delillerin durumu, davanın karmaşıklığı, sanığın tutumu ve özellikle de yargı organlarının davayı yürütürken 'özel bir özen' (special diligence) gösterip göstermediği gibi kriterlere bakar. Bu nedenle, bir tutukluluk süresi, CMK m.102'deki azami süreyi (örneğin ağır cezalık işlerde 2 yıl) doldurmamış olsa bile, eğer yargılama makamları dosyayı makul olmayan bir şekilde yavaş ilerletmiş, gereksiz gecikmelere yol açmışsa, örneğin 1 yıl 6 aylık bir tutukluluk dahi AİHM tarafından AİHS m.5/3'ün ihlali olarak kabul edilebilir. Yani, 'azami süre' iç hukukta bir üst sınırken, 'makul süre' her somut olayda ayrıca değerlendirilmesi gereken, daha esnek ve yargısal faaliyetin kalitesine odaklanan bir standarttır. Bir sürenin azami sınıra uyması, onun makul olduğu anlamına gelmez. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/adli-kontrol-ve-tutukluluk-sürelerinin-hesaplanmasinda-kanun-yolunda-gecen-sürenin-dikkate-alinmamasi-sorunu)