AİHM Yalçınkaya Kararı analizinde, yazarın, AİHM'in Sözleşme'nin 46. maddesine dayanarak Türkiye'ye 'genel önlemler' alma yükümlülüğü getirmesini, Bakanlar Komitesi'nin Rec(2004)6 sayılı tavsiye kararı ile ilişkilendirmesi ne anlama gelmektedir?
Bu ilişkilendirme, AİHM'in Yalçınkaya kararındaki yaklaşımının, Avrupa Konseyi'nin yerleşik ve kurumsal bir politikasıyla uyumlu olduğunu göstermeyi amaçlar. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi'nin Rec(2004)6 sayılı 'AİHM kararlarının ulusal düzeyde daha iyi uygulanması hakkında üye devletlere tavsiye kararı', AİHM tarafından tespit edilen ihlallerin, özellikle de 'sistemik' veya 'yapısal' sorunlardan kaynaklanan ihlallerin, sadece ilgili davayı çözmekle kalmayıp, benzer ihlallerin gelecekte tekrarlanmasını önleyecek 'genel önlemler' alınarak giderilmesi gerektiğini vurgular. Yazar, AİHM'in Yalçınkaya kararında, ihlalin münferit bir olaydan değil, ByLock'a ilişkin genel yargısal yaklaşımdan kaynaklanan sistemik bir sorun olduğunu tespit ederek ve AİHS m. 46'ya dayanarak Türkiye'den genel önlemler almasını isteyerek, tam da bu tavsiye kararının ruhuna uygun hareket ettiğini belirtmektedir. Bu, AİHM'nin amacının sadece tekil bir başvurucunun sorununu çözmek değil, aynı zamanda ulusal hukuk sistemindeki bir kusurun düzeltilmesini sağlayarak, Avrupa insan hakları koruma sisteminin bütün olarak etkinliğini artırmak olduğunu gösterir. Türkiye'den beklenen, sadece Yalçınkaya'nın davasını yeniden görmek değil, benzer durumdaki binlerce dava için içtihatlarını ve uygulamalarını AİHM standartlarıyla uyumlu hale getirecek yasal veya yargısal reformlar yapmasıdır. (Kaynak: zulkufarslan.av.tr/sami-selcuk-aihm-yalcinkaya-karari/)