775 sayılı Kanun m. 34'e göre, kanun uyarınca tahsis edilen bir taşınmazın, tahsis tarihinden itibaren 10 yıl içinde haczedilemeyeceği hükme bağlanmıştır. Bu 'haczedilmezlik' kuralının, aynı fıkrada belirtilen 'Türkiye Emlak Kredi Bankasının veya konut kredisi veren diğer kuruluşların ipotekli alacaklarından dolayı yapılacak satış ve işlemler' istisnasıyla ilişkisi nedir?
Bu iki hüküm arasında, genel kural ve bu kuralın özel bir istisnası ilişkisi vardır. **Genel Kural (m. 34/1-e):** Kanun kapsamında tahsis edilen taşınmazlar, hak sahibinin şahsi borçlarından dolayı 10 yıl süreyle haczedilemez. Bu, taşınmazın sosyal amacını korumaya yönelik bir güvencedir. Hak sahibinin, örneğin bir tüketici kredisinden veya bir ticari işlemden kaynaklanan borcu için bu konutun satılması engellenmiştir. **Özel İstisna (m. 34/2):** Ancak, bu haczedilmezlik kuralı, bizzat o konutun satın alınması veya yapılması için kullanılan kredinin teminatı olan ipotekler için geçerli değildir. Fıkra, '...Türkiye Emlak Kredi Bankasının veya konut kredisi veren diğer kuruluşların ipotekli alacaklarından dolayı yapılacak satış ve işlemler bu kayıtlara bağlı değildir' diyerek açık bir istisna getirmiştir. Bu istisnanın mantığı şudur: Konutun kendisi, alınması için kullanılan kredinin teminatıdır. Eğer bu teminat (ipotek) paraya çevrilemezse, hiçbir banka veya finans kuruluşu bu tür sosyal konut projeleri için kredi vermezdi. Bu da kanunun konut edindirme amacını işlemez hale getirirdi. Dolayısıyla kanun, bir yandan hak sahibini genel borçlarına karşı korurken, diğer yandan konutun finansmanını sağlayan alacaklının hakkını güvence altına alarak sistemin işlerliğini sağlamaktadır. Yani, konut başka borçlar için haczedilemez, ama kendi kredi borcu için haczedilebilir. (Kaynak: www.zulkufarslan.av.tr/775-sayili-gecekondu-kanunu/)