5237 sayılı TCK m.184'e göre 'imar kirliliğine neden olma' suçundan kamu davası açıldıktan sonra, sanığın ruhsatsız veya ruhsata aykırı binasını imar planına ve ruhsatına uygun hale getirmesi, davanın ve cezanın akıbetini nasıl etkiler? Bu durumun hukuki niteliği nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #52138

Sanığın, TCK m.184'ten hakkında kamu davası açıldıktan sonra binasını imar planına ve ruhsatına uygun hale getirmesi, davanın ve cezanın akıbetini tamamen değiştirir. TCK m. 184/5'te bu durum özel bir 'şahsi cezasızlık' veya 'cezayı ortadan kaldıran şahsi sebep' olarak düzenlenmiştir. Maddeye göre, kişinin ruhsatsız ya da ruhsata aykırı olarak yaptığı binayı imar planına ve ruhsatına uygun hale getirmesi halinde: - Eğer henüz kamu davası açılmamışsa, **kamu davası açılmaz** (Kovuşturmaya Yer Olmadığına Karar verilir). - Eğer kamu davası açılmışsa, **açılmış olan kamu davası düşer**. - Eğer kişi mahkum olmuş ve ceza kesinleşmişse, **mahkum olunan ceza bütün sonuçlarıyla ortadan kalkar**. Bu, etkin pişmanlıktan daha ileri bir düzenlemedir. Etkin pişmanlıkta genellikle cezada indirim yapılırken, burada suçun veya cezanın tüm sonuçları ortadan kalkmaktadır. Hukuki niteliği, kanun koyucunun cezalandırmaktan ziyade, imara aykırı yapıların bir an önce düzeltilmesini ve imar düzeninin yeniden tesis edilmesini teşvik etme amacını taşıyan, faile suçu işlemiş olmasına rağmen cezasızlık sağlayan özel bir düzenlemedir. Bu imkandan yararlanmak için yapının tamamen hukuka uygun hale getirilmesi şarttır. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/kacak-yapi-cezasi-ihbar-sikayet/)