AİHM'in Yüksel Yalçınkaya Kararı'nda, ByLock verilerinin güvenilirliğine ilişkin olarak MİT tarafından yayınlanan farklı kullanıcı listeleri arasındaki tutarsızlıklar ve ulusal mahkemelerin bu tutarsızlıklara yanıt vermemesi, hangi adil yargılanma hakkı güvencesinin ihlali olarak görülmüştür?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #52135

Bu durum, AİHM tarafından AİHS m. 6'da güvence altına alınan adil yargılanma hakkının birkaç alt ilkesinin birden ihlali olarak görülmüştür: 1) **Gerekçeli Karar Hakkı:** AİHM'in en temel vurgusu bu noktadadır. Savunma tarafı, MİT tarafından farklı zamanlarda açıklanan ByLock kullanıcı sayıları ile yargılanan kişi sayıları arasındaki tutarsızlıkları ve çelişkileri mahkeme önünde dile getirmiştir. Ancak ulusal mahkemeler, bu ciddi ve makul şüphe uyandıran itirazlara, kararlarında ikna edici ve yeterli bir gerekçe ile yanıt vermemiştir. Mahkemelerin, davanın özüne ilişkin bu tür yaşamsal konularda sessiz kalması, gerekçeli karar hakkının açık bir ihlalidir. 2) **Çelişmeli Yargılama İlkesi:** Savunmanın, delilin güvenilirliğine ilişkin ortaya koyduğu argümanların mahkeme tarafından ciddiye alınmaması ve tartışılmaması, yargılamanın çelişmeli niteliğini zedeler. Çelişmeli yargılama, tarafların sadece delil sunmasını değil, aynı zamanda bu delillerin ve argümanların mahkeme tarafından etkin bir şekilde dinlenmesini ve değerlendirilmesini de gerektirir. 3) **Silahların Eşitliği İlkesi (Dolaylı Olarak):** İddia makamının dayandığı delilin temelindeki verilerde (kullanıcı listeleri) var olan çelişkiler, delilin kendisini zayıflatmaktadır. Savunmanın bu zayıflığı ortaya koyan itirazlarının yanıtsız bırakılması, fiiliyatta iddia makamının zayıf delilinin sorgulanmadan kabul edilmesine ve savunmanın dezavantajlı bir konuma düşürülmesine yol açarak silahların eşitliği ilkesini de dolaylı olarak etkilemiştir. (Kaynak: zulkufarslan.av.tr/sami-selcuk-aihm-yalcinkaya-karari/)