Bir kiracı, geçerli bir tahliye taahhütnamesi bulunmasına rağmen taahhüt ettiği tarihte taşınmazı boşaltmazsa, kiraya verenin TBK m. 352 uyarınca sahip olduğu iki temel hukuki seçenek nedir ve bu seçenekleri kullanmak için uyulması gereken hak düşürücü süre ne kadardır?
Geçerli bir tahliye taahhütnamesine rağmen kiracının taşınmazı boşaltmaması durumunda, kiraya verenin TBK m. 352/1 uyarınca iki temel hukuki seçeneği vardır: 1) **İcra Takibi Yoluyla Tahliye:** Kiraya veren, icra dairesine başvurarak, tahliye taahhüdüne dayalı ilamsız tahliye takibi başlatabilir. Bu, genellikle daha hızlı bir yoldur. Kiracının 7 gün içinde itiraz etmemesi halinde, 15 günlük tahliye süresinin sonunda taşınmaz icra kanalıyla zorla boşaltılır. (İİK m. 272 vd.) 2) **Dava Yoluyla Tahliye:** Kiraya veren, doğrudan Sulh Hukuk Mahkemesi'nde 'tahliye davası' açabilir. Bu yol, özellikle taahhüdün geçerliliği konusunda bir uyuşmazlık çıkma ihtimali yüksekse (imza veya tarih itirazı gibi) tercih edilebilir. Her iki seçeneğin de kullanılması, çok önemli bir hak düşürücü süreye tabidir. Kiraya veren, bu yollardan birine, **taahhüt edilen tahliye tarihinden başlayarak bir ay içinde** başvurmak zorundadır. Örneğin, tahliye tarihi 01.05.2024 ise, kiraya verenin en geç 01.06.2024 tarihine kadar icra takibini başlatması veya tahliye davasını açması gerekir. Bu bir aylık süre kaçırılırsa, o tahliye taahhütnamesine dayanarak tahliye talep etme hakkı düşer. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/tahliye-taahhutnamesi/)