Prof. Dr. Sami Selçuk'un AİHM Yalçınkaya Kararı analizinde, ceza yasalarının 'herkesin anlayacağı dille, açık ve seçik' olması gerektiği ilkesinin tarihsel kökenlerini Roma Hukuku'na ve Platon, Thomas Morus gibi düşünürlere dayandırması, bu ilkenin evrenselliği hakkında neyi göstermektedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #52129

Prof. Dr. Sami Selçuk'un, ceza yasalarının açıklığı ilkesinin kökenlerini Antik Roma'ya ('Yasalar, herkes tarafından anlaşılabilmelidirler'), Platon'un 'Yasalar'ına ve Thomas Morus'un 'Utopia'sına dayandırması, bu ilkenin sadece modern Aydınlanma düşüncesinin bir ürünü olmadığını, aksine insanlık tarihi boyunca adil bir hukuk düzeni arayışının temel ve evrensel bir unsuru olduğunu göstermektedir. Bu tarihsel perspektif, şu noktaları vurgular: 1) **Evrensellik ve Tarihsel Süreklilik:** Hukukun öngörülebilir ve anlaşılır olması talebi, belirli bir döneme veya coğrafyaya özgü değildir. Adaletin ve yönetimin meşruiyetinin sorgulandığı her dönemde düşünürler, yasaların halk için yapıldığı ve bu nedenle halk tarafından anlaşılması gerektiği fikrini savunmuşlardır. 2) **Keyfiliğe Karşı Güvence:** Tarih boyunca bu ilkenin temel amacı, yöneticilerin veya yargıçların muğlak yasalara dayanarak keyfi kararlar vermesini önlemek ve bireyi devletin gücü karşısında korumaktır. Yasa ne kadar belirsizse, yorum yoluyla keyfilik o kadar kolaylaşır. 3) **Hukukun Didaktik ve Uyarıcı Fonksiyonu:** Yasaların açık olması, sadece yargılamanın adil olması için değil, aynı zamanda bireyleri yasaklar konusunda önceden uyararak onların suçlu duruma düşmelerini engelleme (önleyici) fonksiyonunu yerine getirmesi için de gereklidir. Selçuk'un bu tarihsel atıfları, AİHM'in 'öngörülebilirlik' standardının aslında kökleri çok eskilere dayanan evrensel bir hukuk ilkesinin modern bir yansıması olduğunu ortaya koymaktadır. (Kaynak: zulkufarslan.av.tr/sami-selcuk-aihm-yalcinkaya-karari/)