Prof. Dr. Sami Selçuk'un Yalçınkaya karar analizinde eleştirdiği, 5237 sayılı TCK metnindeki dil ve kavram sorunlarına (örn: 'deyim' yerine 'deyiş', 'üstesinden gelinemez yanılgı' yerine 'sakınılamaz hata' denmesi) ilişkin Montaigne'den yaptığı alıntının hukuki güvenlik ilkesi açısından anlamı nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #52124

Prof. Dr. Sami Selçuk, 5237 sayılı TCK'daki terim ve kavram tutarsızlıklarını eleştirirken, Montaigne'in 'Yasalar, çoğu kez yetersiz... insanlar, boş ve kararsız yazarlar tarafından yapılırlar. Yasalar kadar, yaygın biçimde yanılgılı ve rasgele olan hiçbir şey yoktur.' şeklindeki alıntısına yer verir. Bu alıntının hukuki güvenlik ilkesi açısından anlamı derindir. Hukuki güvenlik, hukuk kurallarının açık, belirli, anlaşılır ve istikrarlı olmasını gerektirir. Bir ceza kanununda, aynı hukuki kurumu ifade etmek için farklı terimlerin kullanılması (örneğin, 'kaçınılmazlık' halini ifade etmek için hem 'üstesinden gelinemez yanılgı' hem de 'sakınılamaz hata' denmesi), kavram kargaşasına yol açar. Bu durum: 1) **Belirsizlik Yaratır:** Yasanın uygulayıcıları (yargıç, savcı, avukat) ve muhatapları (vatandaşlar) için hangi terimin ne anlama geldiği konusunda bir belirsizlik yaratır. 2) **Yoruma Aşırı Alan Açar:** Kavram birliğinin olmaması, her uygulayıcının metni farklı yorumlamasına ve benzer olaylarda farklı sonuçlara ulaşılmasına neden olabilir. 3) **Öngörülebilirliği Azaltır:** Vatandaşın, kanunun kendisinden ne beklediğini ve eylemlerinin sonuçlarını net bir şekilde öngörmesini zorlaştırır. Montaigne'den yapılan alıntı, yasa yapma sürecindeki özensizliğin, dil ve kavram tutarlılığına dikkat edilmemesinin, kanunların en temel işlevi olan adaleti ve hukuki güvenliği sağlama yeteneğini nasıl zedeleyebileceğine dair tarihsel bir eleştiriyi yansıtır. İyi bir yasa, sadece içerik olarak değil, dil ve ifade olarak da tutarlı ve özenli olmalıdır. (Kaynak: zulkufarslan.av.tr/sami-selcuk-aihm-yalcinkaya-karari/)