5199 sayılı Kanun'un 5. maddesi, 'Ticarî amaç güdülmeden bakılan ev hayvanları sahiplerinin borcundan dolayı haczedilemezler' hükmünü içermektedir. Bu hükmün hukuki niteliği ve amacı nedir? Bu kuralın istisnası olabilir mi?
Bu hüküm, İcra ve İflas Kanunu'nda (İİK) düzenlenen 'haczedilemeyen mal ve haklar' kuralının, hayvan hakları perspektifiyle genişletilmiş özel bir halidir. Hukuki niteliği, borçlunun yaşamını ve manevi bütünlüğünü korumayı amaçlayan, kamu düzenine ilişkin emredici bir kural olmasıdır. Amacı, hayvanları bir 'mal' veya 'eşya' olarak görmekten uzaklaşarak, onların borçlunun ailesinin bir parçası olduğu ve manevi bir bağ kurduğu gerçeğini kabul etmektir. Borçlunun, ailesinin bir ferdi gibi gördüğü ev hayvanının, borcu nedeniyle elinden alınıp satılması, hem hayvana hem de sahibine ciddi manevi ıstırap verecektir. Kanun bu hükümle bunu önlemeyi amaçlamıştır. Bu kuralın uygulanabilmesi için iki şart vardır: 1) Hayvanın 'ev hayvanı' olması. 2) 'Ticari amaç güdülmeden' bakılması (örneğin, damızlık olarak kullanılan veya satmak için yetiştirilen değerli bir hayvan bu kapsamda olmayabilir). Kuralın doğrudan bir istisnası kanunda belirtilmemiştir. Ancak, örneğin hayvanın bakım masraflarından (veteriner borcu gibi) kaynaklanan bir alacak için yapılan takipte, bu kuralın dürüstlük kuralı (TMK m.2) gereği aşılabileceği doktrinde tartışılabilir. Ancak genel kural, ev hayvanlarının borçlunun şahsi borçları için haczedilemeyeceğidir. (Kaynak: www.zulkufarslan.av.tr/5199-sayili-hayvanlari-koruma-kanunu/)