AİHM içtihadında, TFEU m. 18'de düzenlenen uyrukluk temelinde ayrımcılık yasağı, 'doğrudan ayrımcılık' ve 'dolaylı ayrımcılık' olarak ikiye ayrılır. Bu iki ayrımcılık türü arasındaki farkı *Reduced Transport Fares for Students (Commission v. Austria)* davası üzerinden açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #52121

AİHM içtihadında ayrımcılık yasağı, hem açık hem de gizli ayrımcılığı kapsar: **Doğrudan Ayrımcılık (Direct Discrimination):** Bir kuralın veya uygulamanın açıkça ve doğrudan doğruya uyrukluk kriterine dayanmasıdır. Örneğin, 'Sadece Avusturya vatandaşları indirimli ulaşımdan yararlanabilir' şeklindeki bir kural, doğrudan ayrımcılıktır. **Dolaylı Ayrımcılık (Indirect Discrimination):** Bir kuralın veya uygulamanın görünüşte tarafsız ve uyrukluktan başka bir kritere dayanmasına rağmen, fiiliyatta belirli bir uyrukluktaki kişileri diğerlerine göre dezavantajlı duruma düşürmesidir. *Commission v. Austria* davası, dolaylı ayrımcılığın tipik bir örneğidir. Davada, Avusturya'nın bazı eyaletleri, indirimli ulaşım hakkını 'Avusturya'da aile yardımı alan öğrencilere' tanımıştır. Görünüşte bu kural uyrukluğa değil, 'aile yardımı alma' kriterine dayanmaktadır. Ancak ABAD, bu koşulun Avusturyalı öğrenciler tarafından çok daha kolay karşılandığını, çünkü ailelerinin kural olarak bu yardımı aldığını, diğer üye devletlerden gelen öğrencilerin ise bu koşulu sağlamasının çok daha zor olduğunu tespit etmiştir. Dolayısıyla, görünüşte tarafsız olan bu kriter, fiiliyatta yabancı öğrencileri dezavantajlı duruma düşürerek uyrukluk temelinde dolaylı bir ayrımcılığa yol açmaktadır. ABAD, bu nedenle Avusturya'nın bu uygulamasının TFEU m. 18'i ihlal ettiğine karar vermiştir. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/the-impact-of-the-preliminary-ruling-to-the-sources-of-the-ruropean-internal-market-law)