AİHM Yalçınkaya Kararı'nda, MİT tarafından toplanan ByLock verilerinin, sulh ceza mahkemesi kararıyla incelenmesinin 'post factum' (olay sonrası) bir yargısal denetim içerdiğini göstermediği belirtilmiştir. 'Post factum yargısal denetim' ne demektir ve AİHM bu tespitiyle neyi eleştirmektedir?
'Post factum yargısal denetim', bir eylem veya işlem gerçekleştikten sonra, o eylemin veya işlemin hukuka uygunluğunun geriye dönük olarak bir yargı organı tarafından denetlenmesidir. AİHM'in Yalçınkaya kararındaki eleştirisi, MİT'in ByLock verilerini toplamasından aylar sonra, Ankara 4. Sulh Ceza Mahkemesi'nin bu verilerin CMK m.134 uyarınca incelenmesine yönelik bir karar vermesiyle ilgilidir. AİHM, bu kararın, MİT'in veri toplama faaliyetinin kendisini geriye dönük olarak denetleyen ve onu meşrulaştıran bir 'post factum yargısal denetim' niteliği taşımadığını belirtmiştir. AİHM'in eleştirdiği nokta şudur: MİT, verileri herhangi bir adli makam kararı veya denetimi olmaksızın, kendi idari yetkileri çerçevesinde toplamıştır. Aylar sonra bir sulh ceza mahkemesinin sadece 'mevcut verilerin incelenmesine' karar vermesi, en baştaki 'veri toplama' işleminin hukuka uygunluğunu sağlamaz veya onu geriye dönük olarak yasallaştırmaz. Adil yargılanma hakkı, delil elde etme sürecinin en başından itibaren yargısal güvenceler altında yürütülmesini gerektirir. Olay sonrası verilen bir 'inceleme' kararı, başlangıçtaki bu temel güvence eksikliğini telafi edemez. AİHM, bu yolla, yürütme organının denetimsiz bir şekilde delil toplayıp sonradan bunu yargısal bir kılıfa sokma girişimini hukuka aykırı bulmuştur. (Kaynak: zulkufarslan.av.tr/sami-selcuk-aihm-yalcinkaya-karari/)