İmar Kanunu m.184 uyarınca verilen hapis cezası, aynı fiil nedeniyle m.42 uyarınca verilen idari para cezasının akıbetini nasıl etkiler? Bu durum, yaptırımların birleştirilmesi veya mahsup edilmesi anlamına mı gelir?
TCK m.184 uyarınca 'imar kirliliğine neden olma' suçundan verilen bir mahkumiyet kararı, aynı kaçak yapı fiili nedeniyle İmar Kanunu m.42 uyarınca verilmiş olan idari para cezasının akıbetini doğrudan etkiler. İmar Kanunu m.42/8'de bu durum açıkça düzenlenmiştir: 'Yukarıdaki fıkralar uyarınca tahsil olunan idari para cezaları, aynı fiil nedeniyle 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 184 üncü maddesine göre mahkûm olanlara faizsiz olarak iade edilir.' Bu hüküm, bir 'mahsup' veya 'birleştirme' değil, bir 'iade' mekanizması öngörmektedir. Hukuki anlamı şudur: 1) İki yaptırım da (idari para cezası ve hapis cezası) farklı hukuki niteliklere sahip olduğu için ayrı ayrı uygulanabilir. İdare, ceza davasının sonucunu beklemeden idari para cezasını tahsil edebilir. 2) Ancak, ceza davası sonucunda kişi TCK m.184'ten mahkum olursa, kanun koyucu aynı fiil için kişinin hem hapis cezası çekmesini hem de ağır bir idari para cezası ödemesini aşırı bir yaptırım olarak görmüş ve mükerrerliği önlemek istemiştir. 3) Bu nedenle, adli cezanın daha ağır ve asli yaptırım olduğunu kabul ederek, daha önce tahsil edilmiş olan idari para cezasının kişiye faizsiz olarak geri verilmesini emretmiştir. Bu, iki yaptırımın aynı anda varlığını sürdürmesini engelleyen, hakkaniyet amaçlı özel bir düzenlemedir. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/kacak-yapi-cezasi-ihbar-sikayet/)