HTS kayıtları, ceza yargılamasında 'belirt_i delili' (emare) olarak kabul edilebilir mi? Bir belirti delilinin, mahkumiyet için 'tek ve belirleyici delil' olamayacağı kuralı, HTS kayıtlarının delil değeri açısından ne ifade eder?
Evet, HTS kayıtları (baz istasyonu bilgileri dahil), ceza yargılamasında tek başlarına bir fiilin işlendiğini doğrudan ispat etmeyen, ancak ana olaya veya diğer delillere işaret eden, onlardan sonuç çıkarılmasını sağlayan bir 'belirti delili' (emare) olarak kabul edilebilir. Bir belirti delili, bir veya birden çok adımdan oluşan bir akıl yürütme ile ana delile veya sonuca ulaşılmasını sağlar. Örneğin, sanığın telefonunun olay yeri baz istasyonundan sinyal vermesi, sanığın olay yerinde olduğu sonucuna varılması için bir akıl yürütmeyi gerektirir. Bir delilin 'tek ve belirleyici delil' olamaması kuralı, özellikle AİHM içtihatlarıyla gelişmiş bir adil yargılanma güvencesidir. Bu kurala göre, bir mahkumiyet kararı, sanığın doğruluğunu veya güvenilirliğini etkin bir şekilde sorgulama imkanı bulamadığı tek veya belirleyici bir kanıta dayandırılamaz. HTS kayıtlarının delil değeri açısından bu kural şu anlama gelir: Bir mahkumiyet, sadece ve sadece sanığın telefonunun olay yerinde sinyal verdiği bilgisine dayandırılamaz. Bu belirti delilinin, mahkumiyet hükmünü tek başına taşıyacak güçte olmadığı kabul edilir. Kararın hukuka uygun olabilmesi için, HTS kayıtlarının mutlaka başka, bağımsız ve güvenilir delillerle (tanık beyanı, kamera kaydı, parmak izi, ikrar vb.) desteklenmesi ve doğrulanması gerekir. Aksi halde, sadece HTS kayıtlarına dayanan bir mahkumiyet, adil yargılanma hakkının ihlali anlamına gelecektir. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/hts-baz-sinyal-bilgilerinin-ayni-yerde-cekmesinin-delil-niteligi)