AİHM Yalçınkaya Kararı analizinde Prof. Dr. Sami Selçuk, yasalardaki 'betimleyici kavramlar' ile herkesin üzerinde uyuşamayacağı 'değerlendirici/normatif' kavramlar arasında bir ayrım yapmaktadır. Bu ayrımın 'açıklık ve seçiklik' ilkesi açısından önemi nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #52088

Prof. Dr. Sami Selçuk'un analizinde yaptığı bu ayrım, 'açıklık ve seçiklik' ilkesinin somutlaşmasında kritik bir rol oynar. - **Betimleyici (Deskriptif) Kavramlar:** Dış dünyada, duyu organlarıyla algılanabilen, somut karşılığı olan ve anlamı üzerinde genel bir uzlaşı bulunan kavramlardır. Örneğin, 'bina', 'insan', 'silah', 'para' gibi kavramlar betimleyicidir. Bu tür kavramların kullanıldığı ceza normları, neyin yasaklandığını açıkça ortaya koyduğu için 'açıklık ve seçiklik' ilkesine daha uygundur. - **Değerlendirici (Normatif) Kavramlar:** Anlamı, belirli bir değer yargısına, kültürel veya ahlaki bir ölçüte ya da hukuki bir yoruma dayanan, somut karşılığı olmayan kavramlardır. Örneğin, 'genel ahlak', 'kamu düzeni', 'ulusal yarar', 'haysiyet' gibi kavramlar değerlendiricidir. Bu kavramların içeriği zamana, yere ve yorumlayana göre değişebilir. Ceza normlarında bu tür kavramların kullanılması 'açıklık ve seçiklik' ilkesi açısından sorunludur. Çünkü bireyler, bu soyut kavramların somut olarak hangi davranışları kapsadığını kesin olarak öngöremeyebilirler. Bu durum, yargıca geniş bir takdir yetkisi tanıyarak keyfiliğe yol açabilir ve hukuki güvenliği zedeler. Selçuk'un eleştirisi, özellikle terör tanımında yer alan 'devlet otoritesini zaafa uğratmak', 'cumhuriyetin niteliklerini değiştirmek' gibi ifadelerin, yoruma aşırı açık değerlendirici kavramlar olduğu ve bu nedenle kanunilik ilkesini ihlal ettiği yönündedir. (Kaynak: zulkufarslan.av.tr/sami-selcuk-aihm-yalcinkaya-karari/)