AB Hukukunda 'doğrudan etki' (direct effect) doktrini ne anlama gelmektedir? Bir AB hukuku hükmünün doğrudan etkiye sahip olabilmesi için ABAD tarafından aranan şartlar nelerdir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #52080

'Doğrudan etki' doktrini, AB hukukunun, üye devletlerin iç hukuklarına ayrıca bir işlemle aktarılmasına gerek kalmaksızın, doğrudan bireyler (gerçek ve tüzel kişiler) için haklar ve yükümlülükler doğurabilmesi ve bu hakların ulusal mahkemeler önünde ileri sürülebilmesi anlamına gelir. Bu ilke, AB hukukunu klasik uluslararası hukuktan ayıran en temel özelliklerden biridir. ABAD'ın yerleşik içtihadına göre, bir AB hukuku hükmünün (Antlaşma maddesi, tüzük veya direktif hükmü) doğrudan etkiye sahip olabilmesi için üç temel şartı taşıması gerekir: 1) **Açık ve Kesin Olma (Clear and Precise):** Hükmün içeriği, herhangi bir yoruma veya takdire yer bırakmayacak şekilde açık ve net olmalıdır. 2) **Koşulsuz Olma (Unconditional):** Hükmün uygulanması, üye devletlerin veya AB kurumlarının ek bir tasarrufta bulunması gibi herhangi bir koşula veya şarta bağlanmamış olmalıdır. 3) **Bireylere Hak Tanıma Amacı:** Hükmün, bireylere bir hak vermeyi amaçladığı anlaşılmalıdır. Bu üç şartı taşıyan bir AB hukuku hükmü, bireyler tarafından kendi ulusal mahkemelerinde, devlete veya (yatay doğrudan etki tanınan durumlarda) diğer bireylere karşı doğrudan ileri sürülebilir. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/the-impact-of-the-preliminary-ruling-to-the-sources-of-the-ruropean-internal-market-law)