7251 sayılı Kanun ile HMK m.177'ye eklenen ikinci fıkra uyarınca bozma kararından sonra ıslah yapılabilmesinin şartları nelerdir? Bu fıkrada yer alan 'Ancak bozma kararına uymakla ortaya çıkan hukuki durum ortadan kaldırılamaz' ifadesi ne anlama gelmektedir?
7251 sayılı Kanunla HMK m. 177'ye eklenen fıkra, Yargıtay'ın yerleşik 'bozmadan sonra ıslah yasağı' içtihadına önemli bir istisna getirmiştir. Bu istisnadan yararlanarak bozmadan sonra ıslah yapılabilmesinin iki temel şartı vardır: 1) **Bozmadan Sonra Tahkikata İlişkin Bir İşlem Yapılması:** İlk derece mahkemesinin, Yargıtay'ın bozma veya bölge adliye mahkemesinin kaldırma kararından sonra, yeniden delil toplama, tanık dinleme, bilirkişi raporu alma, keşif yapma gibi tahkikata ilişkin bir işlem yapması gerekir. Eğer mahkeme, bozma sonrası hiçbir tahkikat işlemi yapmadan dosyayı karara bağlayacaksa ıslah yapılamaz. 2) **Islahın Yeni Tahkikat Sona Erinceye Kadar Yapılması:** Islah, mahkemenin başlattığı bu yeni tahkikat süreci bitmeden yapılmalıdır. Fıkradaki 'Ancak bozma kararına uymakla ortaya çıkan hukuki durum ortadan kaldırılamaz' ifadesi, 'usuli kazanılmış hak' ilkesini korumaya yöneliktir. Bir taraf lehine, mahkemenin bozma kararına uymasıyla doğan hukuki bir durum (örneğin, bir alacak kaleminin zamanaşımına uğradığının bozma ilamında belirtilmesi ve mahkemenin buna uyması) sonradan yapılacak bir ıslahla ortadan kaldırılamaz. Yani ıslah, bozma kararıyla kesinleşen veya taraf lehine usuli kazanılmış hak doğuran hususları etkisiz kılacak şekilde yapılamaz. (Kaynak: www.zulkufarslan.av.tr/belirsiz-alacak-veya-kismi-dava/)