CMK m.158/7'de yer alan 'Yürütülen soruşturma sonucunda kovuşturma evresine geçildikten sonra suçun şikâyete bağlı olduğunun anlaşılması halinde; mağdur açıkça şikâyetten vazgeçmediği takdirde, yargılamaya devam olunur.' hükmünün amacı nedir? Bu hükmün, TCK m.73'teki 6 aylık şikayet süresi kuralına getirdiği istisnayı bir örnekle açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #52050

CMK m.158/7 (eski 158/6) hükmünün amacı, soruşturma aşamasında suçun niteliğinin yanlış değerlendirilmesi nedeniyle mağdurun hak kaybına uğramasını önlemektir. Bazen bir fiil, savcılık tarafından şikayete tabi olmayan (re'sen soruşturulan) bir suç olarak nitelendirilerek dava açılabilir. Mağdur da bu nedenle şikayetçi olma gereği duymayabilir. Ancak yargılama (kovuşturma) aşamasında mahkeme, fiilin aslında şikayete tabi bir suç olduğuna karar verirse, TCK m.73'teki 6 aylık şikayet süresi geçmiş olabilir. İşte bu durumda mağdurun hak kaybı yaşamaması için bu istisnai hüküm getirilmiştir. Buna 'varsayılan şikayet' de denir. **Örnek:** Mağdur, arabasının çalındığını düşünerek şikayette bulunur. Savcılık, fiili 'hırsızlık' (re'sen soruşturulur) olarak nitelendirip dava açar. Yargılama sırasında mahkeme, sanığın aslında arabayı kullanmak üzere alıp iade etmediğini, fiilin şikayete tabi olan 'güveni kötüye kullanma' suçunu oluşturduğunu tespit eder. Bu tespit yapıldığında olaydan 6 aydan fazla süre geçmiş olsa bile, CMK m.158/7 gereği, mağdur duruşmada açıkça 'şikayetimden vazgeçiyorum' demediği sürece, mahkeme davaya devam eder ve şikayet yokluğu nedeniyle düşme kararı veremez. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/cmk-madde-158-ihbar-ve-sikayet.html, YCGK Karar: 2014/12-15)