Adi yazılı bir tahliye taahhütnamesine dayalı icra takibinde, kiracının sadece 'imzaya itiraz etmesi' ile 'imzayı ikrar edip taahhüdün düzenleme tarihine itiraz etmesi' arasında, kiraya verenin başvuracağı hukuki yollar açısından ne gibi bir fark vardır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #52046

Bu iki itiraz türü arasında, kiraya verenin itirazı bertaraf etmek için başvuracağı mahkeme ve davanın türü açısından önemli bir fark bulunmaktadır: 1) **Kiracının Sadece İmzaya İtiraz Etmesi:** Eğer tahliye taahhütnamesi adi yazılı ise (noter tasdikli değilse) ve kiracı takibe itiraz ederken belgedeki imzanın kendisine ait olmadığını açıkça belirtirse, kiraya veren 'itirazın kaldırılması' için İcra Hukuk Mahkemesi'ne gidemez. Çünkü İcra Hukuk Mahkemesi'nde imza incelemesi gibi kapsamlı bir tahkikat yapılamaz. Bu durumda kiraya verenin, genel mahkeme olan Sulh Hukuk Mahkemesi'nde 'itirazın iptali ve tahliye' davası açması gerekir. Bu davada imza incelemesi yapılacaktır. 2) **Kiracının İmzayı İkrar Edip Tarihe İtiraz Etmesi:** Eğer kiracı imzanın kendisine ait olduğunu kabul eder ancak taahhütnamenin düzenleme tarihinin kira sözleşmesiyle aynı gün veya öncesi olduğunu, dolayısıyla geçersiz olduğunu ileri sürerse, bu durum farklıdır. Yargıtay uygulamasına göre, yazılı bir belgeye karşı bu tür iddiaların yine yazılı delille ispatlanması gerekir. İmza ikrar edildiği için, kiraya veren daha hızlı bir yol olan İcra Hukuk Mahkemesi'ne başvurarak 'itirazın kaldırılmasını' isteyebilir. Kiracı, iddiasını İİK m. 275'te aranan kuvvette (noterlikçe düzenlenmiş veya onaylanmış bir belge gibi) bir delille ispatlayamazsa, itiraz kaldırılır. Dolayısıyla, imzaya itiraz, kiraya vereni daha uzun süren bir genel mahkeme davasına yönlendirirken; tarihe itiraz, daha hızlı sonuç alınabilen icra mahkemesi yolunu açık bırakır. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/tahliye-taahhutnamesi/)