Olası kast (TCK m. 21/2) ile bilinçli taksir (TCK m. 22/3) arasındaki temel ayırt edici kriter nedir? Failin neticeyi 'öngörmesi' her iki kurumda da ortakken, 'neticenin kabullenilmesi' veya 'istenmemesi' unsurları bu ayrımı nasıl şekillendirir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #52030

Olası kast ile bilinçli taksir arasındaki temel ayırt edici kriter, failin öngördüğü neticeye karşı olan içsel (psişik) tutumudur. Her iki durumda da fail, fiilinin kanuni tanımdaki neticeyi doğurabileceğini öngörmektedir. Ayrım bu öngörülen netice karşısındaki iradi tavırda ortaya çıkar: 1) **Olası Kast (Dolus Eventualis):** Fail, neticenin gerçekleşme ihtimalini öngörmesine rağmen, bu neticenin gerçekleşmesini umursamaz, kayıtsız kalır ve eylemine devam eder. Neticenin gerçekleşmesini kabullenir. Klasik ifadeyle 'olursa olsun' mantığıyla hareket eder. Burada neticenin kesin olarak istenmesi (doğrudan kast) söz konusu olmasa da, gerçekleşme ihtimali göze alınmış ve kabullenilmiştir. 2) **Bilinçli Taksir:** Fail, neticenin gerçekleşme ihtimalini öngörür, ancak neticenin gerçekleşmesini kesinlikle istemez. Kişisel yeteneğine, tecrübesine, şansına veya başka bir faktöre güvenerek neticenin gerçekleşmeyeceğine inanır ve bu güvenle hareket eder. Burada 'olursa olsun' şeklinde bir kabullenme değil, 'nasıl olsa olmaz' şeklinde bir özgüven veya dikkatsizlik vardır. Özetle, olası kastta 'neticenin kabullenilmesi', bilinçli taksirde ise 'neticenin istenmemesi ve gerçekleşmeyeceğine duyulan güven' ayırt edici temel unsurlardır. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/iki-ornek-olay-dogrultusunda-olasi-kast-bilincli-taksir-degerlendirilmesi)