TFEU Madde 267'de düzenlenen 'ön karar (preliminary ruling)' usulünün, AB İç Pazar Hukukunun gelişimindeki ve tek tip uygulanmasındaki rolünü, özellikle bireylerin hak arama özgürlüğü açısından değerlendiriniz.
Ön karar usulü (TFEU m. 267), AB İç Pazar Hukukunun gelişiminde ve yeknesak yorumlanmasında merkezi bir mekanizmadır. Rolü şu şekilde açıklanabilir: 1) **Yorum Tekliği Sağlama:** Ulusal mahkemeler, önlerine gelen bir davada AB hukukunun yorumlanması veya bir AB tasarrufunun geçerliliği konusunda şüpheye düştüklerinde, davayı durdurup ABAD'a soru sorabilirler. ABAD'ın verdiği bağlayıcı 'ön karar', tüm üye ülkelerdeki mahkemeler için o hukuki meselenin nasıl yorumlanması gerektiğini ortaya koyar, böylece AB hukukunun 27 üye devlette farklı yorumlanmasının önüne geçilir. 2) **Bireylerin Hak Arama Aracı Olma:** Bu usul, AB vatandaşlarına ve şirketlerine, kendi üye devletlerinin AB hukukuna aykırı eylem ve düzenlemelerine karşı ulusal mahkemeler önünde dava açma ve haklarını koruma imkanı tanır. Birey, ulusal mahkeme aracılığıyla AB hukukunun doğru yorumlanmasını ve uygulanmasını ABAD'a denetletmiş olur. Bu sayede İç Pazar'ın temelini oluşturan serbest dolaşım gibi haklar, bireyler tarafından etkin bir şekilde kullanılabilir hale gelir. 3) **Hukukun Gelişimi:** ABAD, ön karar usulüyle önüne gelen davalarda AB hukukunun anayasal ilkelerini (üstünlük, doğrudan etki, vb.) geliştirmiştir. Örneğin, *Costa v. Enel* davasında üstünlük ilkesi, bir ön karar başvurusu sonucunda ortaya konmuştur. Bu şekilde, bireylerin başlattığı ulusal davalar, tüm AB hukuk sistemini şekillendiren temel içtihatların doğmasına vesile olmuştur. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/the-impact-of-the-preliminary-ruling-to-the-sources-of-the-ruropean-internal-market-law)