AİHS m. 11 (örgütlenme özgürlüğü) bağlamında, Yüksel Yalçınkaya kararında yasal bir sendika ve derneğe üyeliğin terör örgütü üyeliği suçlamasına delil olarak kullanılmasını AİHM hangi argümanlarla reddetmiştir?
AİHM, Yüksel Yalçınkaya kararında, yasal olarak kurulmuş ve faaliyet gösteren bir sendika (Aktif Eğitim-Sen) ve derneğe (Kayseri Gönüllü Eğitimciler Derneği) üyeliğin, terör örgütü üyeliği suçlamasına dayanak yapılmasını AİHS m. 11'in ihlali olarak görmüştür. AİHM'nin temel argümanları şunlardır: 1) **Yasallık Karinesi:** İlgili sendika ve dernek, darbe girişimi sonrası KHK ile kapatılana kadar yasal olarak kurulmuş ve faaliyet göstermiştir. Şiddeti teşvik etmeyen veya demokratik toplumun temellerini reddetmeyen bu tür yasal eylemler, 'yasallık karinesi'nden yararlanmalıdır. 2) **Öngörülemez Genişletici Yorum:** Ulusal mahkemeler, TCK m. 314'ü yorumlarken, salt bu yasal derneklere üyeliği örgütsel faaliyet olarak kabul ederek kanun hükmünün kapsamını öngörülemez bir biçimde genişletmiştir. Bu durum, müdahaleyi AİHS m. 11/2 anlamında 'yasa ile öngörülmüş' olmaktan çıkarmaktadır. 3) **Eylemin Niteliğinin İncelenmemesi:** Mahkemeler, başvurucunun bu yapılar içinde herhangi bir suç teşkil eden eylemde bulunup bulunmadığını veya bu eylemlerin niteliğini araştırmadan, sadece üyelik olgusunu mahkumiyete gerekçe yapmıştır. Bu yaklaşım, örgütlenme özgürlüğünün özünü zedelemektedir. (Kaynak: zulkufarslan.av.tr/sami-selcuk-aihm-yalcinkaya-karari/)