Yargıtay'ın 'hükmen tutukluluk' içtihadı, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun sistematiği ve lafzıyla neden çelişmektedir?
Metindeki eleştiriye göre bu içtihat, CMK ile çelişmektedir çünkü: 1) CMK m. 102'de azami tutukluluk süreleri için 'ilk derece mahkemesi kararına kadar' ve 'sonrası' şeklinde bir ayrım yapılmamıştır. 2) CMK'ya göre, hüküm kesinleşinceye kadar kişi 'sanık' sıfatını taşır, 'hükümlü' olmaz ve tutukluluk bir koruma tedbiri olarak devam eder. 3) 5275 sayılı Kanun m. 4'e göre mahkumiyet hükümleri kesinleşmedikçe infaz edilemez, dolayısıyla mahkumiyet sonrası tutukluluğu infaz gibi görmek kanuna aykırıdır. 4) Bu yorum, kanunun lafzını ve amacını aşarak kişi hürriyetini sınırlayan hükümleri genişletmekte, güvenceleri ise daraltmaktadır.