AİHM'in Yüksel Yalçınkaya/Türkiye kararında, 'ByLock' uygulamasının tek başına silahlı terör örgütü üyeliği için yeterli bir delil olarak kabul edilmemesinin temel hukuki gerekçesi nedir?
AİHM Büyük Dairesi, Yüksel Yalçınkaya/Türkiye kararında, ByLock kullanımının tek başına mahkumiyet için yeterli olamayacağını belirtmiştir. Temel hukuki gerekçe, bu durumun 'suçların ve cezaların kanuniliği' ilkesini (AİHS md. 7) ve adil yargılanma hakkını (AİHS md. 6) ihlal etmesidir. Karara göre, ByLock kullanmak TCK m. 314/2'de tanımlanan suçun bir unsuru değildir ve bu kullanımın suç sayılması öngörülebilir değildir. Ayrıca, sadece ByLock kullanımına dayanarak mahkumiyet kararı verilmesi, suçun manevi unsuru olan özel kastın (örgütün nihai amacını bilerek ve isteyerek hareket etme) ve maddi unsuru olan organik bağın (süreklilik, çeşitlilik, yoğunluk) kanıtlanmadığı anlamına gelir. Bu durum, ceza hukukunda temel bir güvence olan kanunilik ilkesini yok edici ve objektif sorumluluğa dayanan bir suç karinesi yaratıcı niteliktedir (Bkz. AİHM Yalçınkaya Kararı, § 267, 271-272).