Yargıtay 19. Ceza Dairesi'nin 16.03.2017 tarihli kararında (2015/8582 E. ve 2017/2348 K.) 'imzanın çek keşidecisine ait olup olmadığı hususunda gerekli ve yeterli araştırma yapmayarak karşılıksızdır işlemi yapmaması' fiili nasıl değerlendirilmiştir? Bu kararın daha sonraki karar uyuşmazlığını gideren kararla karşılaştırınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #50694

Yargıtay 19. Ceza Dairesi'nin 16.03.2017 tarihli kararında, banka görevlisinin imzanın çek keşidecisine ait olup olmadığı hususunda gerekli ve yeterli araştırmayı yapmayarak karşılıksızdır işlemi yapmamasını suç oluşturduğu cihetle, atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin beraatına hükmolunmasını bozma gerekçesi yapmıştır. Bu karar, banka görevlisine imza inceleme yükümlülüğü getirerek kapsamı genişletmiştir. Ancak Yargıtay'ın daha güncel tarihli, karar uyuşmazlığını gideren 27.01.2020 tarihli kararında, bu görüşten vazgeçilerek, bankanın imza kontrol yetkisinin sadece ıslak imza olup olmadığı ile sınırlı olduğu, imzanın keşideciye ait olmadığı gerekçesinin 'karşılıksızdır' işlemi yapmaktan kaçınmak için geçerli bir gerekçe olmadığı belirtilmiştir. Yani, eski karar bankaya daha geniş bir inceleme yükümlülüğü tanırken, yeni karar bunu daraltmıştır.