Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 29.03.2011 tarihli kararında (2011/3-49 E., 2011/28 K.), temyiz aşamasında geçen tutukluluk süresinin CMK 102/1. maddesinde düzenlenen azami tutukluluk süresi hesabında göz önüne alınıp alınmayacağı konusundaki uyuşmazlık nasıl çözüme kavuşturulmuştur? Muhalif üyenin görüşünü de belirtiniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #50553

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, kovuşturmanın CMK 2/1-f'ye göre iddianamenin kabulüyle başlayıp hükmün kesinleşmesine kadar geçen evreyi ifade ettiğini, bu nedenle kovuşturmanın temyiz incelemesi aşamasını da kapsadığını belirtmiştir. CMK 102. maddesinde tutuklulukta geçecek azami sürenin hesaplanmasında yasa yolu incelemesinde geçen sürenin dahil olmadığı yönünde bir hüküm bulunmadığından, temyiz aşamasında geçen sürenin de azami tutukluluk süresi hesabında dikkate alınması gerektiğine karar vermiştir. Somut olayda sanığın toplam tutukluluk süresinin 2 yıl 18 gün olduğu, TCK 102/1'deki azami süreyi (1 yıl 6 ay) aştığı için tahliye edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Muhalif üye (İ. Şahbaz), Anayasa'nın 19. maddesi ve AİHS 5. maddesi gereği kişi özgürlüğü ve güvenliğinin korunması amacıyla, iç hukukta lehe olan düzenlemenin uygulanması gerektiğini, yasadaki azami tutukluluk süresinin dolmasına rağmen tutukluluğun devamına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirtmiştir. (Yargıtay Ceza Genel Kurulu 29.03.2011, 2011/3-49 E., 2011/28 K., CMK m.102/1, CMK m.2/1-f, Anayasa m.19, AİHS m.5)