5237 sayılı TCK'da 'dava zamanaşımının sirayeti' ilkesi benimsenmiş midir? Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2018/587 E., 2021/61 K. sayılı kararındaki değerlendirmeyi dikkate alarak iştirak halinde işlenen suçlarda zamanaşımının diğer sanıkları nasıl etkileyeceğini açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #50534

Evet, 5237 sayılı TCK'da 'dava zamanaşımının sirayeti' ilkesi benimsenmiştir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2018/587 E., 2021/61 K. sayılı kararında belirtildiği üzere, madde metnindeki 'şüpheli veya sanıklardan birinin', 'şüpheli veya sanıklardan biri hakkında', 'sanıklardan bir kısmı hakkında da olsa' ibarelerinden dolayı 5237 sayılı TCK'da öznel kriter dışlanarak nesnel kriter esas alınmıştır. Bu nedenle iştirak hâlinde bir suç işlendiği takdirde, şeriklerden biri hakkında dava zamanaşımını kesen işlemler yapılmış ise haklarında madde metninde sayılan işlemler yapılmış veya yapılmamış olan diğer şerikler hakkında da dava zamanaşımı süresi kesilmiş olacaktır. Bu durum, zamanaşımının fail bazında değil, fiile bağlı olarak ortak hesaplanması gerektiğini ifade eder. (TCK m.67/2, Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2018/587 E. , 2021/61 K.)