Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 11.05.2015 tarihli kararında (2014/20635 E., 2015/9686 K.), evli bir kadının teyzesinin oğluyla tatile gidip aynı otelde kalması ve kocası yokken müşterek konuta alması eylemi 'zina' olarak değerlendirilmiş midir? Mahkemenin önceki değerlendirmesi neden hatalı bulunmuştur?
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, evli bir kadının, teyzesinin oğlu da olsa otuz yaşında olan bir erkekle tatile gidip, aynı otelde kalması ve bu kişiyi birkaç kere kocası evde yokken geceleyin müşterek konuta alması eylemini 'zinaya delalet' ettiğini, yani zinanın gerçekleştiğini kabul etmiştir. Yerel mahkemenin bu eylemi 'güven sarsıcı tutum ve davranış' olarak değerlendirmesi hatalı bulunmuştur. Yargıtay, karşı boşanma davasının zina (TMK m.161) sebebiyle kabul edilmesi gerektiğini, TCK 166/1. maddesinden boşanma kararı verilmesinin doğru olmadığını belirtmiştir. (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2014/20635 E., 2015/9686 K., TMK m.161, TMK m.166/1)