Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 23.05.2016 tarihli kararında (2016/3193 E., 2016/2613 K.), yurtdışına çıkış yasağı şeklinde uygulanan adli kontrol tedbirinin kaldırılması talebinin reddine dair kararın bozulma gerekçesi ne olmuştur?
Yargıtay 1. Ceza Dairesi, sanık hakkındaki kovuşturma aşamasının hükmün Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 17.04.2015 tarihli ve 2010/24551 esas, 2015/31075 karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleşmesi suretiyle sona erdiğini belirtmiştir. CMK 103/2. maddesi gereğince soruşturma evresinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi halinde adli kontrol kararının kendiliğinden sona ereceği hüküm altına alındığından, kovuşturmanın beraat, mahkumiyet, düşme vb. bir kararla sona ermesi halinde de adli kontrol tedbirinin kendiliğinden sona ereceğinin kabulünün zorunlu olduğu belirtilmiştir. Bu nedenle sanık hakkındaki yurtdışına çıkamama adli kontrol tedbirinin kendiliğinden nihayete erdiği ve artık hükmün infazına geçildiği dikkate alındığında, yurtdışı çıkış yasağının devamında hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. (Yargıtay 1. Ceza Dairesi 23.05.2016, 2016/3193 E., 2016/2613 K., CMK m.103/2)