Danıştay 15. Daire'nin 07.02.2017 tarihli kararında (2015/7308 E., 2017/555 K.), ağır ihmal ve yanlış tedavi neticesinde vefat eden kişi yakınlarının adli yargıda açtığı tazminat davasının 'husumet yokluğu' nedeniyle reddedilmesi üzerine idari yargıda dava açma süresi nasıl değerlendirilmiştir? Karar, İYUK 9. maddesinin uygulanabilirliğini nasıl yorumlamıştır?
Danıştay 15. Daire, adli yargıda açılan davanın 'husumet yokluğu' nedeniyle reddedilmesi kararının, niteliği itibarıyla bir yargı yolu görevsizlik kararı olmayıp, doğru hasımın idare olduğunu belirten bir husumet yönünden davanın reddi kararı olduğunu belirtmiştir. Bu nedenle, İYUK 9. maddesinin somut olaya uygulanmasında hukuki isabet bulunmadığına hükmetmiştir. Karar, Anayasa’nın 36 ve AİHS’nin 6. maddelerinde düzenlenen 'adil yargılanma hakkı' kapsamında, husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine ilişkin kararın kesinleştiği tarihin, İYUK 13. maddesindeki zararın idari eylemden doğduğunun öğrenildiği tarih olarak kabul edilerek davanın esasına girilmesi gerektiğine karar vermiştir. İYUK 9. maddenin uygulanabilmesi için görevsiz yargı yerine yapılan başvuruda husumetin idareye yöneltilmiş olması gerektiğini vurgulamıştır. (Danıştay 15. Daire 2015/7308 E., 2017/555 K., İYUK m.9, İYUK m.13)