Anayasa Mahkemesi'nin (AYM) HAGB kararlarını insan hakları ihlali olarak görmesi ve ceza mahkemelerinin yetki alanına müdahale ettiğine dair eleştirileri, AYM'nin 'süper temyiz mahkemesi' statüsü kazanma riski bağlamında nasıl değerlendirilmektedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #50381

Makalede, AYM'nin insan haklarının önünü açmak adına cinsel saldırı mağdurlarına yönelik bir koruma yöntemi geliştirerek HAGB kararlarını ihlal olarak görmesinin, ceza mahkemelerinin alanını ciddi şekilde daraltacağı ve AYM'nin yargı yetkisini aştığı eleştirisi getirilmiştir. Yazarlar, AYM'nin bir temyiz mercii olmadığını, kanun yararına bozma veya olağanüstü itiraz yoluyla dosya denetleyen Yüksek Mahkeme de olmadığını belirtirler. AYM'nin, mahkemelerin takdir ve değerlendirmesine, kanunların tatbik şekline karışamayacağı, sadece hukuka aykırı deliller ve bariz takdir hatası veya açık keyfilik incelemesi yapabileceği vurgulanır. HAGB'nin şartlarının oluşup oluşmadığı, tatbiki ve kaldırılması tümüyle derece mahkemelerinin ve Yargıtay'ın takdir ve denetimi altında olmalıdır. AYM'nin, 'yegane/belirleyici delilin hukuka aykırılığı konusunda ileri sürülen bir iddianın, Yerel Mahkeme tarafından değerlendirilmesinin önemli olduğu' mesajı dışında, HAGB'nin hatalı uygulanmasından dolayı ihlal kararı vermesinin, onu 'Süper Temyiz Mahkemesi' statüsüne dönüştüreceği ve yargı birliğinin iç istisnası olan yetki sınırını aşacağı savunulmuştur. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/hagb-kararinin-kotu-muamele-yasagini-ihlal-ettigine-iliskin-aym-karari, V. Değerlendirmemiz bölümü)