İnanç, düşünce ve kanaat hürriyetinin kullanılmasının engellenmesi suçu (TCK 115) kapsamında tüzel kişilerin cezai sorumluluğu nasıl belirlenmektedir? Ayrıca, bu suçun örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi durumunda görevli mahkeme değişir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #50374

İnanç, düşünce ve kanaat hürriyetinin kullanılmasının engellenmesi suçunun bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, TCK'nın 79/4. maddesinin açık hükmü gereğince, tüzel kişilere özgü güvenlik tedbirleri uygulanır. Bu güvenlik tedbirleri, faaliyet izninin iptali ve müsaderedir. Türk Ceza Kanunu'nda tüzel kişilerin doğrudan suçun faili olması mümkün değildir, ancak tüzel kişiler adına işlenen suçlarda belirli güvenlik tedbirleri uygulanabilir. Görevli mahkeme açısından ise, bu suçun örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmiş olsa dahi, görevli mahkeme yine Asliye Ceza Mahkemesi olacaktır (5235 sayılı Kanun'un 10, 11, 12. maddeleri uyarınca suç için kanunda öngörülen cezanın alt sınırı itibariyle). Bu suç, ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren suçlardan değildir. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/inanc-dusunce-ve-kanaat-hurriyetinin-kullanilmasinin-engellenmesi-sucu/, 'İnanç Düşünce ve Kanaat Hürriyetinin Kullanılmasının Engellenmesi Suçunun Tüzel Kişiler Tarafından İşlenmesi' ve 'Görevli Mahkeme' bölümleri)