Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2019/458 K. sayılı kararında, sanığın yolda bulduğu ateşli silahla camide bir kişiyi kaza ile öldürmesi olayında, eylemin 'bilinçli taksir' olarak nitelendirilmesinin gerekçelerini 'basit taksir'den ayıran kriterler bağlamında açıklayınız.
Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin bu kararında, sanığın yolda bulduğu ateşli silahla camiye gitmesi, kabine girip kapıyı kapattıktan sonra silahın ateş alması ve çıkan merminin bir kişinin ölümüne neden olması olayı ele alınmıştır. Karar, eylemi 'bilinçli taksir' olarak nitelendirmiştir. Gerekçe olarak, sanığın 'içerisinde fişek bulunan ve horozunun çekili olması sebebiyle patlamaya hazır halde olan tüfek elindeyken, yürüdükleri patika yolun yapısı gereği heran parmağının tetiğe değerek elindeki tüfeğin patlayıp yakında bulunanlar için tehlikeli sonuçlar doğurabileceğini olağan hayat tecrübeleriyle öngörmesine rağmen, bir şey olmaz düşüncesi, benzer durumlarla ilgili olarak olumsuz sonuçlar doğmamış olması ve şansına güvenmesi sebebiyle sonucun gerçekleşmeyeceği yönünde yanlış bir kanaatla hareket etmesi' gösterilmiştir. Basit taksirden farkı, sanığın sonucu 'öngörmüş' olmasıdır; basit taksirde öngörülebilir netice öngörülmez. Sanık, istemediği ancak öngördüğü sonucun meydana gelmesini engelleyecek objektif özen yükümlülüğüne uygun davranmamış, bu bağlamda tehlikeli tüfeği o şekilde taşımaya devam etmiştir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/taksirle-adam-oldurme-olume-neden-olma-sucu.html, '“Basit Taksir” İle “Bilinçli Taksirle” Öldürme Arasındaki Fark' başlıklı Yargıtay kararı)