Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin 30.06.2016 tarihli, 2016/6522 E. ve 2016/7172 K. sayılı kararında, hukuk ve ceza mahkemeleri arasında çıkan görev uyuşmazlıklarında 'selbi vazife uyuşmazlığı'nın çözümlenmesinde Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun 20.06.1960 tarihli kararının nasıl bir rol oynadığını açıklayınız.
Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin bu kararında, Ödemiş Sulh Ceza Hakimliği ile Ödemiş Sulh Hukuk Mahkemesi arasında 'görev uyuşmazlığı' çıktığı somut olay ele alınmıştır. Karar, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun 20.06.1960 tarih ve 1960/14 sayılı kararına atıfta bulunarak, 'Hukuk ve ceza mahkemeleri arasında selbi vazife uyuşmazlığı çıktığı takdirde, dava konusu işin hukuka ait olması halinde Hukuk Dairesinin, cezaya ilişkin olduğu takdirde de ceza dairesinin mercii tayinine vazifeli olacağına' hükmedildiğini belirtmiştir. Somut uyuşmazlık konusu olayda 'zarar tazminine yönelik karar verilmiş olması' hukuki nitelik taşıdığından, bu görev uyuşmazlığını çözme görevinin 6100 sayılı HMK'nın 21, 22 ve 23. maddeleri gereğince Yüksek Yargıtay 20. Hukuk Dairesi'ne ait olduğuna karar verilmiş ve dosya ilgili daireye gönderilmiştir. Bu içtihat, farklı yargı kolları arasındaki görev uyuşmazlıklarının çözülmesinde 'işin niteliği'ni (hukuki mi cezai mi) temel bir kriter olarak kabul etmektedir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-23-inceleme-usulu-ve-sonucu.html, YARGITAY 5. CEZA DAİRESİ 30.06.2016 tarihli kararı)