Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 11.12.2007 tarihli, 2007/2-267 E. ve 2007/271 K. sayılı kararı bağlamında, 'yasa yararına bozma' yasa yolunun koşulları ve kapsamı nedir? Özellikle, mahkemenin takdirine ilişkin konularda (örn. TCK 145'teki değer azlığı) yasa yararına bozmaya başvurulup başvurulamayacağını açıklayınız.
Yasa yararına bozma, 5271 sayılı CMK'nın 309 ve 310. maddelerinde düzenlenen 'olağanüstü temyiz' olarak adlandırılan bir yasa yoludur. Bu yola, hakim veya mahkemece verilip istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlerde, maddi hukuka veya yargılama hukukuna ilişkin hukuka aykırılık bulunduğunda Adalet Bakanlığı'nın istemi üzerine başvurulur. Amacı, ülke sathında uygulama birliğini sağlamak ve hukuka aykırılıkları gidermektir. Ancak bu yola başvurabilmek için hukuka aykırılığın ciddi boyutlara ulaşması gerekir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 11.12.2007 tarihli kararında belirtildiği üzere, 'Delillerin takdir ve tercihinde hataya düşüldüğünden bahisle bu yola başvurulması, bu olağanüstü yasa yolunun amaç ve kapsamıyla bağdaşmaz.' Mahkemenin takdirine bağlı istekler (örn. TCK 145'teki malın değerinin azlığı nedeniyle cezada indirim yapıp yapmama veya ceza vermeme takdiri) veya uygulamadaki takdir yanılgılarının denetlenmesine ilişkin başvurular yasa yararına bozma konusu yapılamaz. Karar, bu nedenle Adalet Bakanlığı'nın TCK 145'in uygulanma koşullarının bulunmadığı gerekçesiyle yaptığı yasa yararına bozma istemini reddetmiştir. (Kaynak: ayboga.av.tr/malin-degerinin-az-olmasi-nedeniyle-indirim/, 'HIRSIZLIK MALIN DEĞERİNİN AZLIĞI KANUN YARARINA BOZMA OLMAZ' başlıklı Yargıtay kararı)